2 Ocak 2009 Cuma

AHLAK FELSEFESİ

Ahlak Felsefesi (Etik)


A-Ahlak Felsefesi Konusu
1-Ahlak felsefesi, insan eylemlerini ve bu eylemlerin dayandığı ilkeleri konu alan felsefe dalıdır.
2-Buna göre ahlâk felsefesi, ahlâk alanında hâkim olan ilkeleri, "iyi" ve "kötü" nün ne olduğunu, ahlâklılığın ne anlama geldiğini ele alır.
3- Kısacası ahlâk felsefesi, ahlâk hayatı üzerinde sistemli bir biçimde düşünme ve soruşturmadır.
4-Her bilgi dalının kendine özgü kavramları ve özel terimleri vardır. Ahlâk felsefesinin de "iyi", "kötü", "özgürlük", "erdem", "sorumluluk", "vicdan", "ahlâk yasası", "ahlâki karar", "ahlâki eylem" olarak belirlenen kavramları vardır. Şimdi bu kavramların neyi anlattığını kısaca belirtelim.
Ahlak Felsefesinin Temel Kavramları
İyi: Ahlâk açısından yapılması uygun olan, iradenin yapılmasına özgürce karar verdiği eylemlerdir.
Kötü: Ahlâk yasası açısından yapılması uygun olmayan eylemlerdir.
Özgürlük: İradeyi kullanarak istediğini yapabilme halidir.
Erdem: İradenin cesaret, cömertlik, bilgelik gibi iyiyi yapmaya yönelmesidir.
Sorumluluk: İnsanın bilerek ve iradeli olarak yaptığı bir işin, bir davranışın sonuçlarını kabullenmesidir.
Vicdan: İyi ile kötüyü birbirinden ayırabilme gücüdür. (Bireyin, kendi tutum ve eylemlerini değerlendirme yetisi.)
Ahlâk yasası: Uyulması ahlâk açısından gerekli ve geçerli olan kurallardır. Bu kurallar kişinin ne yapması, ne yapmaması, davranışlarının nasıl olması gerektiğini gösterirler.
Ahlâki karar: Kişinin, ahlâk yasalarına kendi hür iradesi ile uymasıdır. Bu uyma dışardan herhangi bir zorlama ile değil, bireyin kendi isteğiyle olmalıdır.
Ahlâki eylem: Ahlâk kurallarına uygun ve iradeli olarak bir şeyi yapmaktır.
AHLÂK FELSEFESİNİN TEMEL SORULARI
a. Ahlaki eylemin bir amacı var mıdır?
b. İnsan ahlâki eylemde bulunurken özgür müdür?
c. İnsan Neye Karşı Ahlaklıdır?
d. Ahlakın Kaynağı nedir?
e. Ahlak Yargısını Diğer Yargı Türlerinden Ayıran Özellikler Nelerdir?
f. Evrensel Bir Ahlâk Yasası Var Mıdır?

ETİĞİN PROBLEMATİĞİ VE YAKLAŞIMLAR
Evrensel Bir Ahlâk Yasası Var Mıdır? —Bu soru ahlak felsefesinin temel problem alanını ortaya koymaktadır ve kişi vicdanı karşısında evrensel bir ahlak yasasının olup olmadığını irdeler. Bu problem alanında iki farklı yaklaşım vardır:
—Evrensel ahlak yasasının varlığını reddedenler;
—Evrensel ahlak yasasının varlığını kabul edenler.




EVRENSEL AHLÂK YASASI YOKTUR DİYENLER
1-Ahlaki eylem her şeyden önce kişinin iradesi ve vicdanı ile ilgilidir. Bu nedenle bireysel ve özneldir.
2-Hedonizm, Faydacılık, Egoizm, Anarşizm, Nihilizm ve Öz Ahlakı gibi yaklaşımlar daha çok bireyi temele aldıklarından evrensel bir ahlâk yasasının olmadığını savunurlar.

—HAZ AHLAKI
1-Ahlaki eylemin değeri, eylemin sonucunda oluşan hazdan gelmektedir.
2-Haz duygusu farklı derecelerde ve kişiye bağlı olduğundan, evrensel ahlak yasasını reddeder.
3-Temsilcileri Aristippos ve Epiküros'dur.
Aristippos için haz sağlayan şey iyidir, acı veren şey de kötüdür.
Epiküros'a göre de hazlar, tüm insanların amaçladığı, yönelmek durumunda oldukları hedeftir.
—FAYDA AHLAKI
1-Bireye fayda sağlayan şeyler iyi, fayda sağlamayan şeyler kötüdür.
2-Bu anlayış ahlaki eylemin sonucuna değer vermekte, ahlaki eylemin değerini onun vereceği sonuca bağlamaktadır.
3-Faydayı ve başarıyı iyinin ölçütü sayan bu anlayışa göre de evrensel ahlak yasası yoktur.

—BENCİLLİK (EGOİZM)
1-Bencillik, kişinin kendi benine ve çıkarlarına düşkünlük göstermesidir.
2-Etik anlamda bencillik, kişinin tüm eylemlerinin ben sevgisiyle belirlendiğini, ahlaklılığın da kendini koruma güdüsünün dışa vurmasından başka bir şey olmadığını ileri sürer.
3-Bu nedenle evrensel ahlak yasasının varlığını tanımaz.
4-Bu anlayışın önde gelen temsilcisi Hobbes'tur.
5-Ona göre insanı yönlendiren ve harekete geçiren iki önemli güdü; "ben sevgisi" ve "kendini koruma"dır.
6-Hobbes, yaşamda her şeyden önemli ve değerli şey, olarak kişinin kendi başarısı ve mutluluğunu görür.

—ANARŞİZM
1-Hukuk gibi ahlak da, insan özgürlüğünü kısıtlayan kurallardır.
2-Bunlar olmadan insan kendini daha iyi gerçekleştirebilir, daha iyi yaşar.
3-Önemli olan tek şey bireyin hak ve özgürlükleridir. Temsilcileri Proudhon ve Stirner'dir.
Proudhon:
İnsanların doğal durumlarının yapma kurumlarla zorlanmaması gerektiğini savunur.
Baskıcı kurumların kaldırılmasının insanı mutlu edeceğini söyler.
Stirner:
· Bireyin kendisi dışında hiçbir şeye ve hiçbir kimseye karşı sorumluluk altında olmadığını savunur.
· "İyinin de, kötünün de benim için hiç bir anlamı yoktur" der. Ona göre insan eylemlerini haklı çıkaran şey, yalnızca kendi beninin gücüdür.

—NİHİLİZM
1-Var olan görüşlere, değerlere, düzene karşı hiçbir ilke tanımayan yaklaşımdır.
2-Temsilcisi Nietzsche'dir. Nietzsche, köle ahlakı olarak nitelediği geleneksel ahlak anlayışına karşı çıkarak, ahlak dışı bir öğreti kurmaya çalışmıştır.
3-Ona göre yaşamın temel nedeni güçlü olma isteğidir. Mutluluk hazda değil, güçlü olmadadır.
4-Üst insan, gücü sayesinde geleneksel değerleri yenerek kendi değerlerini oluşturabilen insandır. (Aslan=istiyorum-Ejderha=yapmalısın /savaşı)
—ÖZ AHLAKI
1-Sartre'ın temsilciliğini yaptığı bu anlayışa göre, evrende kendi varlığını yaratan tek varlık insandır.
2-İnsan değerlerini kendisi yaratır, yolunu kendisi seçer.
3-Sartre'a göre genel bir ahlak yoktur; dünyada insana yol gösterecek bir işaret yoktur.
4-İnsan özgürlüğe mahkûmdur. Herkes kendi özünü kendi belirlemek zorundadır.
5-İnsan karar verirken tek başınadır, tüm sorumluluklar onun omzundadır.

EVRENSEL AHLÂK YASASI VARDIR DİYENLER

a.AHLAK YASASINI SÜBJEKTİF TEMELDE AÇIKLAYANLAR
1-Sübjektif özellikleri savunan filozoflara göre, insanların ahlâki eylemlerinde kendilerine yol gösteren bir ahlâk yasası vardır.
2-İnsandan bağımsız olmayan yasa, varlığını insanın öznel yaşamından alır ve karşısına, davranışlarını belirleyen bir buyruk biçiminde çıkar. "Dürüst ol", "İnsanları sev" gibi.
BERGSON:
Ona göre doğru bilginin ölçütü sezgidir.
İnsan neyin iyi neyin kötü olacağını ancak sezgi ile kavrayabilir.
İnsan, içinden gelen sezgiye uyarak hareket ederse (yoksula yardım edip etmeme gibi) iyi olanı, ahlaki olanı yapmış olur.
4-Bentham ve Mill, görüşlerine esas olan faydayı bütün insanlık için, yani evrensel mutluluk olarak algılamışlardır.
5-Herkes için iyi olanı yapmak, insanı mutluluğa götürür.
6-İşte bu noktada haz, bireysel olmaktan çıkıp evrensel bir yasaya dönüşür.

MİLL:
İyi ve kötünün ölçütü faydadır.
İyinin ölçütü olan mutluluk, yalnızca eylemde bulunanın değil, ilgili herkesin mutluluğudur.
Mill, çok sayıda insana en yüksek mutluluğu verebilmek ilkesini benimser.
Böylece evrensel ahlak yasasının varlığını kabul eden Mill, bunu mutluluk gibi öznel bir ilkeye dayandırmış olmaktadır.





BENTHAM:
Yaşamda değerli olan şeyin haz olduğu görüşündedir.
Ona göre en yüce haz, olabildiğince çok sayıda insana en yüksek düzeyde fayda sağlayan hazdır.
Bu anlayışa göre insan yalnızca kendi hazzını ya da mutluluğunu değil, birlikte yaşadığı diğer insanların da yararını ve mutluluğunu düşünmelidir.
O halde tek başına insan için değil, herkes için faydalı olan, yasa olarak kabul edilmelidir.

b.AHLAK YASASINI OBJEKTİF TEMELDE AÇIKLAYANLAR
SOKRATES:
İnsanın eylemlerini belirleyen bir takım temel normlar ve değerler vardır.
Bu değerlerin kaynağı insanda değildir.
İnsanın nasıl eylemde bulunacağına, bu değerler ışığında akıl karar vermelidir.
PLATON:
Bir eylemin iyi ya da kötü olmasını, "İyi ideası"na uygun olup olmamasına bağlıyor.
İnsanın en yüksek amacı, İyi ideası'na ulaşmaktır.
ARİSTOTELES:
Aristoteles'e göre insan, mutluluğa ulaşmak için aşırı uçlardan kaçınmalı, orta yolu seçmelidir.
Gözü kara ile korkaklık arasında orta yol olan cesareti, müsriflik ile cimrilik arasında orta yol olan cömertliği seçmelidir.
SPİNOZA:
Spinoza'ya göre evren, “Makro Kozmos” ve “Mikro Kozmos” olarak ikiye ayrılmıştır.
Başlangıçta bir olan bu iki evren, insanın duygu ve tutkularının esiri olası yüzünden ayrışmıştır.
Neyin iyi, neyin kötü olduğu Makro Kozmosun doğasında belli ve gizlidir.
İnsan duygu ve tutkularının esiri olmaktan kurtularak “Makro Kozmos”un doğasına geri dönüp bu ilkelere sahip olmalıdır.
İ.KANT:
Kant'a göre ise ahlâki eylemin amacı mutluluk değil "ödev" olmalıdır.
Ödev, iyiyi istemedir. Bunun gerçekleşmesi ya da gerçekleşmemesi önemli değildir.
Ona göre bir eylem, "ödev" duygusundan dolayı gerçekleştirilmişse, ahlakidir.
Kant'a göre bir eylemin gerisindeki ilke, eylemin kendisinden ve sonucundan daha önemlidir.
"Öyle davran ki, eylemine ölçü aldığın ilke, tüm insanlar için genel bir yasa haline gelebilsin" ilkesi onun evrensel ahlak anlayışını ortaya koymaktadır.
İnsanlar, ahlak yasalarını tüm insanlar için geçerli olabilecek şekilde koydukları için evrensel ve mutlaktır.

AHLAK FELSEFESİ (ETHİK)
Ahlak Felsefesinin konusu insanın hareketleri,yapıp etmeleridir.İnsanın yalnızca iradeli hareketleri ahlak felsefesinin konusudur.Ethik:İnsanın ahlaksal davranışları ile ilgili sorunları ele alan felsefe dalıdır.AHLAK FELSEFESİNİN TEMEL KAVRAMLARIİYİ:İnsanın yapması gereken davranışlardır.Ahlakça değerli olandır.KÖTÜ:İnsanın yapmaması gereken davranışlardır.ÖZGÜRLÜK:İrade ile “iyi” ve “kötü” davranışlardan birisini seçme gücüdür.ERDEM (FAZİLET):İyi olana yönelmedir.SORUMLULUK:İnsanın kendi eylemlerinin ya da yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenmesidir.VİCDAN:Tutum ve eylemlerimizin ahlakça değerli olup olmadığını yargılama bilincidir.Bir çeşit iç mahkemedir.AHLAK YASASI:uyulması ahlak açısından gereken,genel-geçer kurallardır.AHLAKİ KARAR:Ahlak kurallarına özgürce uymaktır.AHLAKİ EYLEM:Ahlaka uygun davranışı gerçekleştirmedir.Ahlaka uygun eylem davranış olarak dışa yansır.Eylemin dışa yansımayan yönü ise tutumdur.ÖRNEK:Derse geç gelen öğrencinin öğretmene gerekçeyi belirtirken doğruyu söylemesi “İYİ”,yalan söylemesi “KÖTÜ”,bu davranışlardan birini seçmesi “ÖZGÜRLÜK”,Doğru söylemeyi seçmesi “ERDEM” dir.AHLAK FELSEFESİNİN TEMEL SORULARI1-Ahlaki eylemin amacı var mıdır?Varsa nedir?2-Toplumca belirlenen,insana zorla kabul ettirilen eylem biçimleri gerçekten “iyi” midir?3-İnsan ahlaki eylemde bulunurken özgür müdür?4-İnsanın doğası ahlaklı olmasına elverişlimidir?5-Tüm insanların ortaklaşa benimseyebilecekleri evrensel ahlak yasaları var mıdır?İNSAN AHLAKİ EYLEMDE BULUNURKEN ÖZGÜR MÜDÜR?Ahlak konusunda bazı filozoflar,insanın özgür olduğunu,bazı filozoflar özgür olmadığını savunur.1-Özgür olmadığını savunanlar:DETERMİNİZM (gerekircilik);Deterministlere göre, insanın irade ve eylemleri içten ve dıştan gelen nedenlerle belirlenmiştir.Bireyin içinde bulunduğu şartlar iradeyi belirler ve kişinin özgür karar vermesini engeller.Bu nedenle insan ahlaksal eylemde özgür değildir.2-Özgür olduğunu savunanlar :İNDETERMİNİZM (gerekirci olmayanlar);İndeterministlere göre,insan ahlaki eylemde tamamıyla özgürdür.İnsan kendini özgür hissettiği için toplumdaki ahlak yasalarına özgürce uyar.Bu görüşlerden her ikisi de insan gerçekleri ile bağdaşmadıklarından üçüncü bir görüş ortaya çıkmıştır.3-OTODETERMİNİZM:Otodeterministler, iradeyi ve ahlaki eylemleri bir kişilik ürünü olarak görürler.İnsan bilgi birikimini zenginleştirerek,kişiliğini geliştirerek ve aklını kullanarak özgürleşmiştir.Sonuç olarak kişiliği gelişmiş olanlar,gelişmemiş olanlardan daha özgürdür.AHLAK YARGISINI DİĞER YARGI TÜRLERİNDEN AYIRAN NİTELİKLERBir iddiayı dile getiren söz dizisine yargı denir.Yargılar ikiye ayrılır;1-Gerçeklik yargıları; Nesneler dünyasına ilişkin yargılardır.Kişiden kişiye değişmez nesneldir.”Doğru” ve ya “yanlış” olurlar.2-Değer yargıları; Bir gerçekliği değil, bir değerlendirmeyi içeren yargılardır,özneldir.Kişiden kişiye değişir.Değer yargılarının alanı geniştir.Mantık yargıları-“doğru”,yanlış”Sanat yargıları-“güzel”,”çirkin”Din yargıları –“sevap”,”günah”Ahlak yargıları-“iyi”,”kötü” şeklindedir.Bilim yargıları herkes tarafından kabul edilir,din yargıları (o dine inana kişilerce kabul edilir ve kişilere göre) değişmez,ahlak yargıları değişir.ETİK’İN PROBLEMATİĞİ VE YAKLAŞIMLARA- KİŞİ VİCDANI KARŞISINDA EVRENSEL AHLAK YASAININ OLUP OLMADIĞI PROBLEMİ1-EVRENSEL AHLAK YASASININ VARLIĞINI REDDEDENLERa)HEDONİZM (haz ahlakı): Kurucusu Aristippos’tur.O’na göre haz veren şey “iyi”,haz vermeyen “kötü”dür.İnsan sadece kendi yaşadığı hazzı bilebilir.Başkalarının hazzını bilemez.Bu nedenle evrensel ahlak yasası yoktur.b)Fayda ahlakı: Bireye yarar sağlayan davranış “iyi”,sağlamayan “kötü”dür.Yararlı olan kişiden kişiye değiştiği için evrensel ahlak yasası yoktur.c)Bencillik (egoizm):Bencillik, başkalarını dikkate almadan sadece kendi çıkarını düşünme anlamına gelir.İnsanın yalnızca kendi “ben”ine uygun olanı “iyi”nin ölçütü sayan düşüncedir.Hobbes’a göre insanı yönlendiren ‘kendini sevme’ ve ‘kendini koruma’ içgüdüsüdür.Bu yaklaşıma göre evrensel ahlak yasası yoktur.d)Anarşizm: Başta devlet olmak üzere tüm baskıcı kurumların ortadan kalkması gerektiğini öne süren öğretidir.Temsilcisi Max Stiner ‘dir.Evrensel ahlak yasasını reddeder.O tüm ahlaki değerlerin bir takım soyutlamalardan ibaret olduğunu düşünür.e)F.Nietzche (Niçe):O’na göre yapılması gereken;insanlığı ahlaktan kurtarmaktır.İnsan doğasına yaraşan, güçlü,korkusuz,acımasız olmaktır.Oysa tüm ahlaklar insanın güdülerini köreltir,onu pasifliğe yöneltir.Nietzche’ye göre;toplumda iki tür insan ve bunların oluşturduğu iki tür sosyal sınıf vardır. Birincisi Halk Sınıfı;sürü durumundadır.Din ve ahlak kuralları bu sınıf için yeterlidir.İkincisi Seçkin Sınıf;Seçkin sınıfa yakışan ahlak, insanın doğasına uygun olan,bireyci,bencil,acımasız ahlaktır.Amaç,”üstün insan”a ulaşmaktır.Üstün insan; sıradan,korkak,zayıflığı öğütleyen vicdan ahlakından kurtulup “iktidara doğru giden güç”ahlakına ulaşmakla oluşur.O’na göre “güç” enyüce iyi;yenilgi,kaybetmek,zayıflık ise kötüdür.İnsan için gerekli olan güçlü olmaktır.f) J.P.Sartre(Existansiyalizm-varoluşçuluk): İnsanın kendi varoluşunu ancak özgürce davranarak gerçekleştirebileceğini savunur.Ancak bu özgürlük sınırsız değil,sorumlulukla belirlenmiştir.Sartre’a göre insan insanlığını kendisi yapar,değerlerini kendisi yaratır,yolunu kendisi seçer.Bu nedenle seçiminde tek başınadır ve sorumluluklar da kendisinindir.2-EVRENSEL AHLAK YASASININ VARLIĞINI KABUL EDENLERa)Ahlak Yasasının Varlığını subjektif (öznel) TemeldeAçıklayanlarBu düşünceyi savunanlara göre evrensel bir ahlak yasası vardır.Ancak bu yasa varlığını insandan,insanın özel dünyasından alır.İnsanın karşısına bir buyruk biçiminde çıkar.Dürüst ol,insanları sev,.... gibi.1-Utilitarizm (Faydacılık)J.S.Mill J.Bentham:Onlara göre insan doğası gereği acıdan kaçınır,hazza yönelir,mutluluğa erişmek ister.Ancak kişinin mutluluğu,çevresindeki insanların mutluluğu ile ilişkilidir.Kişi mutluluğu ancak üyesi bulunduğu yarar sağlayan şeyi yapmakla bulabilir.O halde; ‘tek insan için değil,herkes için faydalı olan’ yasa olarak kabul edilmelidir.b)ENTÜİSYONİZM (Sezgicilik) H.Bergson: O’na göre insan iyi ve kötüyü ancak sezgi ile kavrayabilir.İnsanın sezgisine uyarak yaptığı davranış “iyi”,sezgisine uymayan davranışı “kötü”dür.ÖRN:Boş zamanımı müzik dinleyerek,eğlenerek geçirebileceğim gibi,yardıma ihtiyacı olan birisine yardım ederek de geçirebilirim.Ben içimden gelen sezgiye uyarak,eğlenmekten vazgeçip yardım edersem ahlaki olanı (iyi) yapmış olurum. O’na göre zekanın oluşturduğu ahlak kapalı toplum ahlakıdır,yasakçıdır.Sezgi ahlakı ise;içinde sevgi ve özgürlüğün olduğu açık toplum ahlakıdır.





AHLAK FELSEFESİ

İnsan eylemlerini , ereklerini ve yöneldikleri değerleri inceleyen felsefe ; ahlak felsefesi ya da etik(ethik) adını alır.
AHLAK FELSEFESİNİN TEMEL KAVRAMLARI:
İrade: İkilem karşısında kalan insanın doğal eyilimlere karşı özgürce karar verme yetisidir.
Özgürlük: Kişinin aklını ve iradesini kullanarak doğru olduğunu düşündüğü bir davranışı bilinçli olarak seçebilmesidir.
İrade özgürlüğü:İradenin seçim yaparken doğal eyilimlerinin etkisinde kalmadan karar vermesidir.
İyi: Ahlaki olarak yapılması gereken , iradenin yapılmasına özgürce karar verdiği eylemlerdir.
Kötü:Ahlaki iradeye karşı olan ahlaki olarak yapılmaması gereken eylemlerdir.
Erdem: İradenin ahlaki iyiyi sabit bir biçimde yönelme biçimidir. Cesaret, cömertlik, bilgelik vb....
Sorumluluk : İradenin özgür eylemlerinden doğacak sonuçları kabul etmesidir.
Vicdan: Ahlaki iyiyle ahlaki kötüyü birbirinden ayıran yetidir.
Ahlak yasası: İnsan eylemlerini belirleyen herkes için geçerli olması gereken kurallar.
Ahlaki karar: kişinin ahlaki tercihlerine göre ve ahlak yasasına göre verdiği karardır.
Ahlaki eylem: Kişinin ahlaki karar doğrultusunda gerçekleştirdiği eylemlerdir.
Ödev: İnsanların gerçekleştirmekten sorumlu olduklarını hissetikleri davranışlardır.
Mutluluk: ahlaki eylemlerin insana sağlayacağı ruh huzurudur.

AHLAK FELSEFESİNİN TEMEL SORULARI
İlk çağdan bu yana etik bazı soruları tartışmak zorunda kalmıştır. Bu sorular:
- Ahlaki eylemin bir amacı var mıdır?
- İnsan ahlaki eylemde bulunurken özgür müdür?
- Ahlak yargısının niteliği nedir?
- Kişi vicdanı karşısında evrensel bir ahlak yasası var mıdır?
AHLAKİ EYLEMİN BİR AMACI VAR MIDIR? VARSA BU AMAÇLAR NEDİR?


HEDONİZM TOPLUMSAL UTİLİTARZM ödev
(HAZCILIK) NESNEL HAZCILIK (FAYDACILIK) ahlaki eylemin
insan eylemlerinin buradaki mutluluk ahlaki eylemin amacı buyrukları yerine
amacı hazdır. Akılcı toplumsal anlam amacı faydadır. getirmektir.
-Aristipoos taşır. - Demokritos - Kant
-Epikros - Sokrates - J. Bentham
- Platon
- Aristoteles
- Farabi
- Spinoza

İNSAN AHLAKİ EYLEMDE BULUNURKEN ÖZGÜR MÜDÜR?


DETERMİNİST YAK.
İNDETERMİNİST YAKLAŞIM ÖZGÜR DEĞİLDİR
ÖZGÜRDÜR



Her iki görüşte kendi fikirlerini savunmak amacıyla kanıtlar sürmüşlerdir. Bu kanıtlar :
- Psikoljik kanıtlar
- Sosyolojik kanıtlar
- Ahlaki kanıtlar
- Hukuk kanıtları






ETHİK’İN TEMEL PROBLEMATİĞİ VE YAKLAŞIMLAR


1- KİŞİ VİCDANI KARŞISINDA EVRENSEL AHLAK YASASININ OLUP OLMADIĞI


EVRENSEL BİR AHLAK YASASIYOKTUR EVENSEL BİR AHLAK YASASI VARDIR
- Anarşizm
- Varoluşçuluk
- Hedonizm Ahlak yasası objektif Ahalak yasası öznel
- İmmoralizm temele dayanır. Zorlayıcıdır. bir temele dayanır.
- Fadacılık Evrenseldir. Yasalar insan tarafından
- Egoizm belirlenir.


AHLAK YASASININ EVRENSEL DİNLERCE EMELLENDRİLMESİ

Tüm evrensel dinler kendi anlayışları doğrultusunda ahlak kuralları koymuşlardır. Bu normatif (kuracı ) bir ahlaktır.
AHLAK YASASININ TASAVVUF DÜŞNCESNDE TEMELENDİRİLİŞİ :
İslam dininde tasavvuf olarak adlndırılan anlayış insanın Tanrısal erdemlerle bezenmesini amaçlayan dinsel ve felsefi akımdır. Tasavvuf görüşü tanrı evren insan ilişklerini bütünlük içinde anlamaya çalışır. Buna göre gerçek varlık Tanrıdır ve varolan herşey onun bir görünümüdür. Tasavufun bu varlık görüşüne vahdetivücut adı verilir. Tasavvuf görüşünde vahdetimevcut( varlıkların birliği) olarak adlandırılan even ile Tanrının bir ve aynı şey olduğunu savunan bir başka görüş daha vardır.
Tasavvuf felsefesinde ahlak Tanrının yasasıdır. Tasavvuf düşüncesi bu varlık ve ahlak anlayışı nedeniyle evensel ahlak yasasını benimseyen bir görüş olarak değerlendirilir.
Hacı Bektaş Veli – Mevlana – Yunus Emre tasavvuf felsefesini temsil ederler ve felsefelerinde Tanrının tüm iyiliklerin ve güzelliklerin kaynağı olduğunu savunurlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder